Tartışma müsabaka değildir aslında

Tartışma müsabaka değildir aslında ama oturup düşüneceksek kim kazanır diye, susan derim.

Çok konuşanın vakti olmaz karşısında ki kadar düşünmeye, yargıları hazırdır. Mevcut yargılar için kabullendirme sendromu başlar. Elde ki tez çürütülse bile, savunma modu rolü devralır. Hepimizde yokmudur bu? Savunma durumunuda etkisiz hale getirebilecek kadar susabiliyorsanız, eski tartışmalar devreye girer. “Sen bana bunu söylememiş miydin?”

Susabildiğin kadar düşünebilirsin karşındakini, laf yetiştirirken anlamaya çalışmak; anlamsız.

Tek bir sözün esiri olmazmıyız bazen? Konuşmakta handikap değilmidir öyleyse? Ne kadar konuşursak, o kadar esir olabilme şansımız var. Aslında bağırabildiğimiz kadar bağırıp birşey kazanmıyoruz düşündüğümüz gibi, aksine bağırdığımız kadar kaybediyoruz.

Bağırıp çağırırken, tartışma skorboard’una bakmaktan aklımıza gelmez hiç; Kırılan bir şey olmuyor eskisi gibi.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir